İnanç

Bağışlanma Duası

– Af ve Bağışlanma Duaları –

TEVBE ve İSTİĞFAR

Arapça olan Tevbe kelimesi, Türkçede “Tövbe” olarak telaffuz edilmektedir.

İnsanlık gereği günah işleyen bir Müslüman, pişman olup bu günahtan hemen tövbe etmesi gerekir. Tövbe, gaybı bilen Tevvâb ve Settar olan, yani tevbeleri kabul edip günahları örten Allah’a dönüş yapmaktır. Günah işlemekte atası Âdem’e (a.s.) uyan, pişmanlıkta ona uymazsa kaybedenlerden olacaktır. Tövbe etmede asıl olan içten pişmanlık duymaktır. İlim, pişmanlık ve irade, şimdiki halde ve gelecekte hataları terk etme ve geçmişi telafi etme kararı doğurur. Bu üç mana tövbeyle ilgilidir. Kısaca tövbeye pişmanlık diyebiliriz. Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.) “Tevbe pişmanlıktır” buyurmuştur. İmamı Gazali gibi İslam alimleri tövbeyi tarif ederken “Geçmiş hatalardan dolayı iç organların erimesi” demişlerdir.

İbadetlerimizde her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı, ne ibadetlerimize güvenmeliyiz ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşmemeliyiz. Rabbimizin tövbeleri kabul edeceğinden her zaman ümitli olmalıyız.

Bir rivayette “Nasuh Tövbe” şöyle tarif edilmiştir:

– Günahlara pişmanlık. – Farz ibadetleri yapmak. – Zulüm ve düşmanlık yapmamak. – Kırgın ve küskünlerle barışmak. – Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek. (Kenzü’l-Ummal, II/3808)

…Cenâb-ı Hakkın Gafûr, Rahim gibi iki ismi, tecelli-i azamla ehl-i imana teveccüh ediyor. Ve Kur’ân-ı Hakimde peygamberlere en mühim ihsanı mağfiret olduğunu gösteriyor ve onları istiğfar etmeye davet ediyor.

Günah işleyip de pişmanlık duyan kimse, bu günahı bir daha yapmamaya karar verip Yüce Allah’dan bağışlanmasını dilerse, Allah’ın onu bağışlayacağına dair bir hadis-i şerif vardır. Tövbe eden gönlünden geldiği gibi dua edebilir. Kitabımız Kur’an-ı  Kerim ve Peygamberimizin Hadisi şeriflerinde geçen tesirli tevbe ve istiğfar duaları vardır. Bunlardan en meşhuru Kur’an da geçen Hz. Yunus’un (a.s.) münacatı ve hadisle rivayet edilen Seyyid-ül istiğfar duasıdır.

Duanın şartlarını yerine getirdikten sonra yapılacak olan tövbe ve bağışlanma duaları:

اَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Eûzü billahi mineş-şeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim

Elhamdülillahi Rabbil’ âlemin, vessalatü vesselamü ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmaîn.

Ey bağışlaması bol olan Rabbim! Senin vahdaniyetine güvenerek kapına geldik. Merhametine sığındık lütfuna geldik, layıkıyla kulluk edemedik affına geldik; sen Ğaffar ve Settar, Rahman ve Rahimsin. Biz nefsimize zulmettik, bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz günahlarımızdan sana tövbe ediyoruz bize lütfun ile muamele et. Bizleri günahların ağır yüklerinden kurtar. Bütün güzel isimlerinin ve Esma-i nebi hürmetine bizleri bağışla, şüphesiz sen affetmeyi seversin bizi affeyle.

Yâ Erhamür-Râhimîn! Mahşerde bizleri arşın gölgesinde habibin Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile bir arada olanlardan, amel defterini sağ tarafından alanlardan eyle. Lütfü ilahiye eren, iman ile can veren, Firdevs cennetine giren orada cemalini gören kullarından eyle. Amentüye tam inanan, kalbi aşkın ile yanan, seherlerde erken kalkıp feyzi İlahiye nail olan ve İslamı hakkıyla yaşayan kullarından eyle. Bizleri Kur’anın hakikatlarından, ehl-i sünnet yolundan ve sıratı müstakim olan istikametten ayırma. Nefsimize kement vuran, bir ömürlük amel defterini güzel amellerle dolduran ve Kâbetullah’a hazır olan ihlaslı kullarından eyle! Âmin.

Ya ilah-el âlemin! Hz. Yunus Aleyhisselam’ı “LÂ İLÂHE İLLÂ ENTE SÜBHÂNEKE İNNÎ KÜNTÜ MİNEZ-ZÂLİMÎN” münacatı ile balığın karnından sahili selamete çıkardığın gibi, bizimde tövbemizi kabul et, bizi bağışla. Bu münacatın sırrı ile İSTİKBALİMİZİ, DÜNYAMIZI ve NEFSİMİZİ ıslah eyle. Yârabbi! Senin emir ve nehiylerine muhalif hareketlere sevk eden şeytanların vesveselerinden bizleri muhafaza eyle! Âmin.

Yâ Rabb! kusurumuzu affet. Bizi kendine kul kabul et. Emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl. Son nefesimize kadar kalplerimizden rabıtayı kesme, bizleri senin razı olacağın şekilde yaşat. İman ve İslam’dan ayırma. Müslüman olarak getirdin Müslüman olarak huzuru İlahi’ne kavuştur. Amin.

اَسْتَغْفِرُ الله اَسْتَغْفِرُ الله اَسْتَغْفِرُ الله اَلْعَظِيم اَلْكَرِيم اَلَّلذِي لآ إِلهَ إِّلاَّ هُو اَلْحَيُّ الْقَيُّومُ وَاَتُوبُ اِليْهِ

Okunuşu: ESTAĞFİRULLAH! ESTAĞFİRULLAH! ESTAĞFİRULLAH! EL-AZÎM, EL-KERİM ELLEZİ LA İLAHE İLLA HÜVEL HAYYUL KAYYÛMU VE ETÛBÜ İLEYHİ

Anlamı: Kendisinden başka ilah olmayan, Hayy’ ve Kayyum olan yüce Allah’dan beni bağışlamasını istiyor ve ona tövbe edip yöneliyorum.

Hz. Adem Aleyhisselam ile Havva validemizin duası:

رَبَّنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

Okunuşu: RABBENA ZALEMNA ENFÜSENA VE İN LEM TAĞFİR LENA VE TERHAMNA LENEKÛNENNE MİNEL-HÂSİRÎN

Anlamı: “Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen mutlaka zarar edenlerden oluruz.” (A’raf 23)

Hz. Yunus Aleyhisselamın duası:

لآ إِلَهَ إِلاَّ أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

Okunuşu: LÂ İLÂHE İLLÂ ENTE SÜBHÂNEKE İNNÎ KÜNTÜ MİNEZ-ZÂLİMÎN

Anlamı: Senden başka İlâh yoktur. Sen, Sübhân’sın (her şeyden münezzehsin). Muhakkak ki ben, zâlimlerden oldum. (Enbiyâ Sûresi, 87. âyet)

Yine tavsiye edilen bir af ve bağışlanma duası:

اَللّٰهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ كَر۪يمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنّ۪ي

Okunuşu: ALLAHÜMME İNNEKE AFÜVVÜN KERÎMÜN TÜHIBBÜL AFVE FA’FÜ ANNÎ

Anlamı: Allah’ım sen affedici ve kerimsin, affetmeyi seversin beni de affet.

SEYYİD’ÜL İSTİĞFAR DUASI

Şeddad bin Evs’den rivayete göre Resûl-ü Ekrem (A.S.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “İstiğfarın en üstünü kulun şöyle demesidir”

أَللّهُمَّ أَنْتَ رَبِّى لآٰ إِلٰهَ اِلَّا أَنْتَ خَلَقْتَنِى وَ أَنَا عَبْدُكَ وَ أَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَ وَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُلَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَىَّ وَ أَبُوءُ بِذَنْبِى فَاغْفِرْلِى ذُنُوبِى فَإِنَّهُ لآ يَغْفِرُالذُّنُوبَ اِلَّا أَنْتَ

Okunuşu: “Allahümme ente Rabbî lâ ilahe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vâ’dike mes’te ta’tü eûzü bike min şerri mâ sana’tü ebû’ü leke bi-ni’metike aleyye ve ebû-ü bizenbî fağfirlî zünûbî fe-innehû lâ yağfiruz-zünûbe illâ ente” Yâ Ğaffâr yâ Ğafûr

Anlamı: Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ibadete lâyık ilâh yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Senin kulunum. Ezelde Sana verdiğim sözümde ve va’dimde gücüm yettiğince durmaktayım. İşlediğim kusurların şerrinden sana sığınırım. Bana lütuf ve ihsan ettiğin ni’metleri huzurunda minnetle anar, günahımı itiraf ederim. Beni affet, bağışla. Şüphe yok ki günahları Senden başka affedecek yoktur.

***

Tövbe Namazı: Bir kimse işlediği günahtan tevbe için güzelce abdest aldıktan sonra mümkünse kırlara çıkıp iki rekat namaz kılması ve o günahtan dolayı Allah’dan mağfiret dilemesi mendubdur.

Kaynaklar: Risale-i Nur Külliyatı, Tevbe Risalesi, Dua Kitapları ve Ömer Nasuhi Bilmen – Büyük İslam İlmihali

Add Comment

Click here to post a comment

wlogo

BLOG SİTE

GENEL

İNANÇ

FACEBOOK SAYFA