İnanç

Esma’ül Hüsna

– Esma-ül Hüsna Nedir –

Esmâ’ül Hüsnâ, Allah’ın güzel isimleri demektir. Bu isimlerden bazıları ilahi sıfatlardır. İslam Dinine göre bu isimler büyük önem taşımaktadır. Tevhid, haşir ve nübüvvet gibi iman esasları bu isimler ile izah ve ispat edilmiştir. Bir Müslüman Allah’ı isim ve sıfatları ile tanımalıdır, buna Marifetullah denir. 

Eûzü billahi mineş-şeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim

ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﻟﺎَٓ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﻫُﻮَ ﻟَﻪُ ﺍﻟْﺎَﺳْﻤَٓﺎﺀُ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨٰﻰ

Okunuşu: “Allâhü lâ ilâhe illâ hüve lehü’l esmâ-ül husnâ” (Tâhâ Sûresi 8. Âyet) Anlamı: Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. En güzel isimler yalnızca Onundur.

Allah’ın 99 ismi vardır. Bu doksan dokuz isme ihsâ isimleri denir. “Ebû Hüreyre R.A. rivayet ettiği bir Hadisi Şerifte, Allah’ın Resûlü salla’llâhu aleyhi ve sellem buyurdu: “Muhakkak ki, Allahu Teâlâ’ya mahsus olarak doksan dokuz isim vardır. Her kim bu doksan dokuz ismi ihsâ ederse (sayarsa) Cennete girer.”

İHSA kelimesine üç türlü mana verilmiştir: saymak, ezberlemek ve manaları şuurla anlamaktır. Şu halde İhsa’nın gerçekleşmesi için bu doksan dokuz ismi hem ezberlemek, hem manalarını öğrenmek, hem de saymak gerektir. Ayrıca bu isimlerin gereğini hayatımıza da tatbik etmeliyiz. Yoksa bir papağan gibi sadece saymak yeterli değildir. İnsan gibi şuurlu bir varlığa yaraşan da budur. Şeref ve itibar, sadece bilmekle değil, Cenab-ı Hakkın isimlerine ve ismi azama mazhar olmakla olur.

Allah’ın isimleri elbette 99 taneden ibaret değildir. Bu doksan dokuz adedinin söylenmesi HASR yani sınırlamak için değildir; Allah’ın (C.C.) ancak doksan dokuz ismi vardır, bunlardan başka yoktur anlamına gelmez. Kur’an’da, bilinen doksan dokuz isimden başka isimler de gelmiştir. Ayet ve Hadislerde bu 99 isimlerden ayrı olarak Allah’a başka isimler de izafe edilmiştir.

Nev-i insanın medar-ı fahri ve elhak en hakiki insan-ı kâmil olan Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâm, Cevşenü’l-Kebir namındaki münacatında, Allah’a bin bir ismiyle dua ediyor.

Esmâ’ül Hüsnâ’nın birincisi olan ALLAH ismi şerifi, Ulûhiyete mahsus sıfatların hepsini kendinde toplamış bulunan Zât-i Vâcibül-Vücûda delâlet eden ALEM*dir ve sayılan isimlerin içinde İsm-i A’zam’dır. *ALEM: işaret, ismi has demektir. Allah ismi özel isimdir. Bu ismin manasında yazılan dört kayıt vardır:

1- Ulûhiyyete mahsus sıfatlar.

2- Allah isminin bir ism-i cami’ olması.

3- Vâcibü’l-Vücûd mefhumu.

4- İsm-i A’zam olması.

Bunlardan dolayı ALLAH isminin yerini hiç bir isim tutmamaktadır. Tanrı gibi.

İsmi Azam Nedir?

Kur’anı Kerim ile hadîs-i şeriflerde geçen Allah’ın isimlerinin en büyüğü olan ve İSMİ AZAM olarak tabir edilen isimler de bulunmaktadır. İsm-i a’zam’ın Allah katında büyük bir değeri vardır. İsm-i a’zam ile yapılan duaların daha çok makbul olacağı rivayet edilmiştir.

Allah (C.C) İsm-i A’zam’ı diğer isimleri içinde gizlemiştir. Bunun da hikmeti, kullarının Esmâ-i Husnâ’ya ilgisini çekmek ve kendisine bütün isimleriyle dua edilmesini sağlamaktır. Hz. Ali Efendimize göre İsm-i A’zam altı tanedir. Esma-i sitte denilen bu altı ismi azam; FERD, HAYY’, KAYYÛM, HAKEM, ADL ve KUDDÛS isimleridir.

İsmi Azam Duası

Çeşitli kaynaklarda değişik ismi azam duaları vardır. Ashaptan Büreyde (r.a) anlatıyor) Allah Resulü bir gün mescidde: “Allahümme innî es’elüke bi-ennî eşhedü enneke en-te’llahü lâ ilahe illâ ente’l-ehadü’s-samed’üllezî lem yelid ve lem yûled ve lem yekûn lehü küfüven ehad…” diye dua eden birisini görmüştü. Bunun üzerine: – Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, bu şahıs, Allah Teâlâ’nın kendisiyle istenildiğinde verdiği, dua edildiğinde kabûl ettiği İsm-i A’zam ile dua etti” buyurdu.

İsimleri Saymak Nasıl Yapılmalı?

Kur’an’da «Haşr» sûresinin sonundaki Esmâü’l Hüsnâ’yı okuduğumuz gibi bütün isimleri birbirine ulaştırarak okuyabiliriz. Ayrıca, her ismi teker teker okumak da caizdir. Bazıları Esmâü’l Hüsnâ’yı harf-i târif dediğimiz elif-lâm ile okumuştur. Bazıları da “EL” takısına bedel olarak (YÂ) harf nidâsiyle okumuşlardır. Yâ Allah, yâ Rahmân, yâ Rahim… gibi. Bir de her ismi Şerifi okudukça (Celle Celâlühu) tazim cümlesini tekrarlamak edep ve saygı gereğidir.

Kısa Anlamlarıyla Allah’ın 99 ismi >

Sübhaneke ya Allâh tealeyte yâ Rahman, ecirnâ mine’n-nâr bi afvike yâ Rahmân

Sübhaneke ya Râhim tealeyte yâ Kerim ecirnâ mine’n-nâr bi afvike yâ Rahmân

Esma-i Kudsiye-i İlâhiye: Allah’ın Kudsi isimleri. Hakiki anlamda eşyanın hakikati esmâ-i İlâhiyedir. Bütün mevcudatın ve kainatın hakikatları Esmâ-i ilahiyeye dayanır. Maddi ve manevi, cevheri-arazi, her bir şeyin, her bir insanın hakikati, birer ismin nuruna dayanır ve hakikatine istinat ederler. On Birinci Sözde beyan edildiği gibi, insan öyle bir nüsha-i câmiadır ki, Cenâb-ı Hak, bütün esmâsını, insanın nefsiyle insana ihsas ediyor. İnsan, Üç Cihetle Esmâ-i İlâhiyeye Bir Âyinedir

Birinci vecih: Gecede zulümat nasıl nuru gösterir. Öyle de, insan, zaaf ve acziyle, fakr ve hâcâtıyla, naks ve kusuruyla bir Kadîr-i Zülcelâlin kudretini, kuvvetini, gınâsını, rahmetini bildiriyor, ve hâkezâ, pek çok evsâf-ı İlâhiyeye bu suretle âyinedarlık ediyor.

İkinci vecih âyinedarlık ise: İnsana verilen nümuneler nev’inden cüz’î ilim, kudret, basar, sem’, mâlikiyet, hâkimiyet gibi cüz’iyatla, Kâinat Mâlikinin ilmine ve kudretine, basarına, sem’ine, hâkimiyet-i rububiyetine âyinedarlık eder, onları anlar, bildirir.

Üçüncü vecih âyinedarlık ise: İnsan, üstünde nakışları görünen esmâ-i İlâhiyeye âyinedarlık eder. İnsanın mahiyet-i câmiasında nakışları zâhir olan yetmişten ziyade esmâ vardır. Meselâ, yaratılışından Sâni, Hâlık ismini ve hüsn-ü takviminden Rahmân ve Rahîm isimlerini ve hüsn-ü terbiyesinden Kerîm, Lâtif isimlerini, ve hâkezâ, bütün âzâ ve âlâtıyla, cihazat ve cevarihiyle, letâif ve mâneviyâtıyla, havas ve hissiyatıyla ayrı ayrı esmânın ayrı ayrı nakışlarını gösteriyor. Demek nasıl esmâda bir İsm-i Âzam var; öyle de, o esmânın nukuşunda dahi bir nakş-ı âzam var ki, o da insandır.

Yazan/Derleyen: Murat Sevimbay

Faydalanılan Kaynaklar:

Esma’ül Hüsna Şerhi – Ali Osman TATLISU

Diyanet Yayınları

Risale-i Nur Külliyatı

İslami Kaynaklar

wlogo

BLOG SİTE

GENEL

FACEBOOK SAYFA